ANASAYFA
|
SİNEMA
Superman: The Man of Steel -------------------- Tolga Kabataş | İstanbul {Date}
“Superman – The Man of Steel” Amerika’nın büyük ekonomik buhran yaşadığı 1930’lu yıllarda (1934 yılında) Jerry Siegel ve Joseph Shuster tarafından yaratılmıştır
Bu yazıyı henüz üç aylık olan ve sıkılmadan bir kolunu Superman gibi uçmak üzereymiş gibi havada tutan oğluma ithaf ediyorum.
Superman benim tanıdığım ilk süper kahramandır. Yetmişlerin başında doğmuş olanlar, bugünki çocuklar gibi dünya ile sıkı entegre olmadıkları için, Teksas, Tommiks ötesinde de çizgiroman kahramanı olduğunu ilk Superman filmiyle öğrenmişlerdir.
Ben de Superman’i 1981 yılında Ankara’da soğuk bir kış günü Batı Sineması’nda tanıdım (Ankara’nın kışlarını bilenler nasıl bir gri ve soğuk dünyadan bahsettiğimi anlarlar). Henüz dokuz yaşında bir çocuk olarak girdiğim sinemadan büyülenmiş olarak çıktığımda bir ömür boyu devam edecek süper kahraman ve bilim kurgu sevgisi de başlamış oldu.
Bir süredir seyahat nedeniyle ayrı olduğum oğlumun ben yokken tek kolunu havaya kaldırma alışkanlığı edindiğini ve o haliyle Superman’e benzediğini annesinden telefonla öğrenince, büyüdüğünde onun da bir bilim kurgu/çizgi roman müptelası olacağını ümit ederek, kaç zamandır yapmak istediğim Superman yazısını hazırlamaya karar verdim.
Bu yazı aynı zamanda 1980’lerin başlarında Superman’in ilk filmini izleyip uçmaya merak sarmış ve heyecanla balkondan atlayıp kolunu veya bacağını kırmış orta yaşlı dostlarıma hitaben yazılıyor. Umarım siz de benim gibi o güzel ve naif günlere geri dönersiniz okurken.
***
“Superman – The Man of Steel” Amerika’nın büyük ekonomik buhran yaşadığı 1930’lu yıllarda (1934 yılında) Jerry Siegel ve Joseph Shuster tarafından yaratılmıştır. Bilim kurgu meraklısı iki arkadaş, o dönemin ekonomik sıkıntılarından bunalmış kitlelerin hoşuna gideceğini düşünerek, insan üstü güçlere sahip bir süper kahraman yaratırlar.
Yaratıldıktan dört yıl sonra, ileride DC Comics olacak o dönemki adıyla “National Allied Periodicals” şirketi, 1938 yılında $200 karşılığında ikilinin karakterinin haklarını satın alır ve “Action Comics” adlı derginin ilk sayısında Süperman’in ilk macerası ana hikaye olarak yayınlanır. (Aslında Superman’in ilk macerası 1933 yılında “Reign of the Superman” adında insan üstü güçleri olan bir kötü adam tiplemesi olarak yayınlanmıştır ama bir yıl sonra Siegel ve Shuster Superman’i iyi adam olarak yeniden yaratmaya karar verirler).
SUPERMAN SÜPER GÜÇLERE SAHİP İLK ÇİZGİ KAHRAMAN Superman çizgiroman dünyasının süper güçler sahibi ilk kahramanıdır, Superman’den önce yaratılmış olan Sihirbaz Mandrake’de bir süper kahraman gibi gözükse de, aslında Mandrake illüzyon kullanarak düşmanlarını alt eden bir insandır, Süperman ise insan üstü güçlere sahiptir.
Superman, dünyanın çok ötesinde güçlere ve bilgiye sahip varlıkların yaşadığı Krypton gezegeninden gelmiştir. Babası Jor-El, Krypton yok olmadan önce onu dünyaya gönderir. Martha and Jonathan Kent tarafından bulunup yetiştirilen Superman’in gençliği Smallville’de geçer. Ailesi ona Clark Kent adını verir. Lise sonrası bir gün dünyaya başka bir amaç için geldiğini anlayıp ailesinin yanından ayrılır ve Metropolis şehrinde (New York’tan esinlenerek yaratılmıştır) Daily Planet adında bir gazete de muhabirlik yapmaya başlar.
İŞ ARKADAŞIYLA PLATONİK AŞK Kendisiyle aynı gazetede çalışan Lois Lane isimli muhabire platonik olarak aşıktır. Lois Lane tam anlamıyle bir araştırmacı gazetecidir, kötü adamların yaptıklarını ortaya çıkarmaya çalışırken başını belaya sokar ve hep sonunda Superman tarafından kurtarılır. Lois Lane uzun süre Clark Kent ile Superman’ın aynı insan olduğunu anlamaz ve ikili arasında komik olaylar yaşanır.
Araştırmacı gazeteci Lois Lane karakteri Superman’in 1938’de yayınlanan ilk macerasında kullanılmış ve o günden bugüne ana karakterlerden birisi olarak devam etmiştir. Lois Lane ile ilgili diğer bir enteresan nokta da, 1938 yılında güçlü kadın rolleri henüz Amerika’da yaygın değilken yaratıldığı için türünün ilk örneklerindendir. Çizgiromanın genellikle erkeklerin sevdiği bir mecra olmasına rağmen, Lane özellikle 1940’lı yıllarda bir kuşak kadının idolü olmuştur.
Yıllar içinde Superman’in dünyayı veya Metropolis’i kurtardığı kötü adam karakterleri de değişti. Superman’in en sık karşılaştığı kötü adamlardan birisi süper zekalı Lex Luthor karakteridir. (1978 yılındaki ilk Superman filminde Gene Hackman Lex Luthor rolünü oynamıştı). Luthor insan üstü güçlere sahip olmasa da, icat ettiği süper silahlarla Superman’in ve Metropolis halkının hayatını kabusa çevirmeye çalışır. Diğer bütün çizgiroman kötü adamları gibi Luthor da insanları sevmeyen, çok zengin ve çok akıllı birisidir. Zenginliğini üstün zekasını kötü amaçlar için kullanarak elde etmiştir.
Superman bugün çeşitliliği ve erişimi ile dünyanın en büyük eğlence işlerinden birisi olan çizgi roman sektöründe süper güçlere sahip kahramanlar temasının yaratıcısı olmuştur. Spiderman, X-Man, Cat Woman ve benzeri bütün süper kahramanlar Superman’in başarısı üzerine yaratılmıştır.
BİR YIL İÇİNDE GELEN BÜYÜK BAŞARI 1938 yılında diğer kahramanlarla beraber yayınlandığı Action Comics dergisinde bir yıl kadar yayınlandıktan sonra, Superman, tamamı kendi maceralarından oluşan ilk solo derginin sahibi olur. 1940 yılında en az Superman kadar sevilen ikinci karakter olan Batman ile beraber dünyanın en sevilen çizgi kahramanları arasına katılır, gazetelerde günlük serüvenleri yayınlanmaya başlar, hemen ardından da haftalık radyo programı gelir.
1941 yılında Superman’in ilk çizgi filmleri Paramount Pictures tarafından yapılmaya başlar. Eylül 1941 ile Haziran 1943 arasında, 8 – 10 dakikalık sürelerden oluşan toplam 18 bölüm hazırlanan seri, çizgifilmlerin klasik döneminin en iyi örneklerindendir. İlk iki Superman filmi 1948 yılında yapılan “Superman” ve 1950 yılında yapılan “Atom Man vs. Superman” filmleridir. Yeni kuşaklar tarafından fazla bilinmeyen bu iki film, Superman hayranları tarafından genel de beğenilseler de, klasik filmler listesine girebilecek kadar etki yaratmamışlardır.
ALTI YIL SÜREN TELEVİZYON DİZİSİ Superman 1951 yılında “The Adventures of Superman” adında televizyon dizisiyle geri döner ve tam altı yıl boyunca 1957 yılına kadar başrolünde George Reeves’in (Keanu Reeves ile bir akrabalığı yok tamamen tesadüf) oynadığı 104 bölümlük seri televizyonda yayınlanır. 1978 yılında uzun süre sonra yayınlanan ilk Superman filminin izleyicilerinin önemli bir bölümü 1950’lerde çoçukluklarını yaşamış ve Superman’i televizyonda seyretmiş genç anne babalardır.
1966 – 1967 televizyon sezonunda, “The New Adventures of Superman” isimli çizgifilm cumartesi sabahları yarım saatlik program olarak yayınlanır. 1967 – 1968 sezonunda programın adı “Superman-Aquaman” saatine çevrilir, 1968 – 1969 sezonunda ise son bir çabayla “Batman – Superman” saati yaratılmaya çalışa da seri fazla başarılı olmaz ve iptal edilir.
Superman 1968’deki başarısız televizyon denemesinden sonra bir dönem gündemden uzaklaşır. Amerika 1970’lerde yaşadığı siyasi sorunlar, şehirlerde özellikle New York’ta çeteleşme ve beyaz siyah gerginliğinin tırmanmasıyla sıkıntılı bir dönem yaşamaktadır.
30 YIL SONRA YENİDEN BEYAZPERDE Superman’in yaratıldığı 1930’ların büyük ekonomik buhranının andıran bu dönemde belki bilinçli, belki de bilinçsiz Warner Brothers stüdyosu DC Comics’i ikna edip yeni bir film için çalışmaya başlar. 30 yıla yakın bir zaman sonra yeni bir film ile sinema sevenlerin karşısına çıkan Superman, değişen teknolojinin sağladığı özel efektlerin ve Clark Kent rolünde kimsenin tanımadığı Christopher Reeve’in muhteşem oyunculuğuyla ilk günden itibaren bir klasik olur.
Filmde Superman’in babası tarafından nasıl dünyaya gönderildiğini, Smallville’de geçirdiği gençlik yıllarını ve Daily Planet gazetesinde başlayan muhabirlik hikayelerini anlatılır. Superman’in babası Jor-El rolünü oynayan Marlon Brando, toplam 10 dakikalık rol için 4 milyon dolar alarak o tarihlerde tek bir film için alınmış en yüksek ücreti yakalamış olur. Kötü adam Lex Luthor rolünde ise Gene Hackman komik kötü adam tiplemesini ekrana başarıyla yansıtır.
Birinci filmin ticari başarısı üzerine 1981 yılında yayınlanan ikinci film Superman II, teknik ve anlatım olarak birinci filmden de iyi bir sonuç yakalar. Her iki Superman filminin de senaryosunun Mario Puzo tarafından yazılmış olduğunun altını çizmekte fayda var.
SON İKİ FİLM İSTENİLEN BAŞARIYI YAKALAYAMADI Diğer seri filmlerde de olduğu gibi 1983 yılında yayınlanan üçüncü ve 1987’de yayınlanan dördüncü Superman filmleri ticari olarak fena olmasa da hayranları hayal kırıklığına uğrattır. İlk iki filmdeki kimya ve heyecan bozulmuştur. Dördüncü filmden sonra Warner Brothers uzun bir süre Superman filmi çekmemeye karar verir.
Bugün yaratıldıktan yetmiş yılı aşkın bir zaman sonra bile Superman çizgi romanları en çok okunan çizgi romanlar arasında yer almaya devam ediyor. Biraz babadan oğula geçen çizgi roman okuma alışkanlığı neredeyse dört kuşaktır Superman’i yaşatmaya devam ediyor.
2006 HAZİRAN’IN DA YENİ FİLM YAYINLANACAK Şimdi 2006 Haziran’ında vizyona girecek yeni Superman filmini bekliyor hayranları. Christopher Reeve sonrası Superman rolü için seçilen Brandon Routh, aynı Reeve’in durumunda olduğu gibi henüz geniş kitleler tarafından tanınmayan bir isim. 2000 yılı sonrası Spider Man ile beraber yaşanan başarılı çizgi kahraman filmlerinin son halkası olacak olan filmin ticari başarıyı yakalayağı konusunda hiç teredüttün olmamakla beraber, hikaye ve anlatım olarakta hayranları tatmin etmesi dileğiyle...
|
|
|
Editör'ün
Notu:
|
|
|
 |
|