edebiyat, sinema ve müzik hakkında merak ettikleriniz!
ANASAYFA | ÜYE KAYIT | ÜYE GİRİŞİ
ANASAYFA | SİNEMA

Tom Cruise ve Minority Report
--------------------
Sevtap Erden | New York {Date}

Film dünyası “aksiyon mu, yeni fikirler mi?” diye tartışadursun, Steven Spielberg son filmi “Minorty Report” ile hem akıllara seslenerek hem de aksiyon heyecanını yaşatarak yeni bir zafere daha imza atıyor.

Usta yönetmen, ilginç bir kısa öyküden yola çıkarak, başrolünde de aksiyon rollerinde kendini kanıtlamiş Tom Cruise’u oynatarak 2002 yazında rakiplerine fark atıyor. Spiderman’i çizgi filme benzeten, Star Wars’da bilgisayar efektlerinin öne çıkmasından rahatsız olan seyirciler, bu filmde neyin nasıl yapıldığını unutup, filmin hikayesinde kayboluyor.

Film 2054 yılına götürüyor bizi. Washington bölgesinin 19. yüzyıldan kalma evleri futuristik gökdelenlerle yanyana…John Anderton (Tom Cruise) Colombia’da Cinayet Öncesi Örgütü’nün başkanıdır. Örgüt, olacakları önceden gören üç kişinin beyin dalgalarının bilgisayara kaydedilmesi yoluyla suçluları suç işlemeden yakalamaktadır. Bu operasyon sayesinde bölgede altı yıl boyunca işlenecek tüm cinayetlerin önüne geçilmiştir.

Bu arada, olayın geçtiği yer Washington olunca başarılı ve etkili bu örgüt kıskançlık yaratır. Adalet Bakanlığı örgütün çalışmalarını denetlemek üzere bir bürokratı görevlendirir. Aynı günlerde, Anderton’un da bir cinayete teşebbüs edeceği ortaya çıkınca, örgütün hedefi Anderton olur. Olacakları önceden gören üç kişiden biriyle işbirligi yaparak hem kendi cinayet teşebbüsünün önüne geçmeye çalışır, hem de bu operasyonun doğruluğunu ve ahlaki boyutunu değerlendirmeye başlar.

Spielberg bu hikayeyi ve karakterlerini ışıltılı bir gelecek dünyası üzerine oturtuyor. Geleceğe dair irili ufaklı detaylar 2054 yılına taşıyor seyirciyi: Havada asılı duran bilgisayar ekranları, duvarlara yansıtılmış ve kişileri tanıyabilen reklamlar, manyetik bantlarda dikey hareket eden arabalar, suç bölgelerinde göz taraması yoluyla araştırma yapan örümcek robotlar, vs…

Bunlar sözde abartılı gelse de ekrana yansıyınca hiç de imkansız görünmüyor. Göz taraması her ne kadar can sıkıcı olsa da özelllikle reklamların olduğu bölümler reklam dünyasının gelecekte nereye gideceğinin habercisi gibi.

Spielberg, sıradan bir yönetmenden farklı olarak film boyunca izleyicinin düşünmesini, şüphelenmesini ve tahmin yürütmesini sağlıyor.

Amerikan sineması bir geçiş süreci yaşıyor son dönemlerde. Bazı yönetmenler teknolojinin sunduğu olanaklara sırtlarını dayamış durumdalar. Oysa Spielberg, bu filmde tamamiyle hikayeye ve karakterlere güveniyor. Tabii ustası olduğu teknolojiyi de en iyi şekilde kullanıyor. Sonuçta, Minority Report teknoloji sayesinde yapılmış bir film değil, teknolojinin de kullanıldığı bir film. İzlerken nefesimizi kesen, izledikten sonra da düşündürmeye devam eden bir film…

Editör'ün Notu:
İLGİLİ YAZILAR


Copyright © Istanbul Postasi 2002 - 2005. Tüm Hakları Saklıdır, Hiçbir Ortamda Yayınlanamaz