ANASAYFA
|
MÜZİK
Depeche Mode: New Wave'in İdolu -------------------- Tolga Kabataş | İstanbul {Date}
Songs of Faith and Devotion albümü, Depeche Mode'un Alan Wilder gruptan ayrılmadan önceki son çalışmasıydı
1980’lerin sonu, 1990’ların başında Ankara’da yaşadıysanız ve geceleri A-Bar’da geçirdiyseniz, siz de muhtemelen benim gibi “New Wave” müzik hayranısınız. A-Bar’ın efsane DJ’i Cüneyt Angın’ın gece boyunca çaldığı “Depeche Mode” ve “The Cure” parçalarıyla sabaha kadar coşardık. Aradan neredeyse 15 yıl geçti, hala Ankara’lı arkadaşlar bir araya gelince konuşuruz A-Bar ve New Wave gecelerini.
“New Wave” deniz derya bir konu, bir gün onunla ilgili de yazı yazarım ama bugünün konusu New Wave’in idolü “Depeche Mode”.
***
Genel kanının aksine Depeche Mode ilk kurulduğunda elektronik müzik yapan bir grup değildir. 1970’lerin sonunda “Composition of Sound” adıyla kurulan grubun ilk çalışmaları akustik denebilecek kadar gitar ağırlıklı parçalardan oluşur. Grubun orjinal kurucuları Vince Clarke, Martin Gore ve Andrew Fletcker bir iki yıl içinde gitarları cöpe atıp klavyeye geçmeye karar verirler. Vince Clarke grubun ilk vokalistidir.
GRUBUN İSMİ FRANSIZ MODA DERGİSİNDEN Vince Clarke aslında ön planda olmayı sevmez, onun tutkusu şarkı yazmaktır. Kalıcı bir vokal arayışına girilir ve David Gahan gruba vokalist olarak katılır (bugüne kadar da vokalistliği devam eder). Aynı tarihlerde grubun adı David Gahan’ın önerisiyle “Depeche Mode” olarak değiştirilir. Gahan bu ismi aynı isimli bir Fransız dergisinden “kulağa hoş geldiğini” düşündüğü için almıştır.
Grubun ilk şarkısı “Photograhic”, 1980 yılında “Some Bizzare” adında toplama bir albümde yer alır. Aynı tarihlerde Londra’da publarda verdikleri tıka basa dolu bir iki konserden sonra Daniel Miller adında bağımsız bir yapımcı tarafından keşfedilirler ve kısa bir süre sonra da Miller’ın Mute Records firmasıyla anlaşırlar.
Mute Records altında Depeche Mode ilk albümünü 1981 yılında “Speak and Spell” adıyla yayınlar. Martin Gore tarafından yazılan iki şarkı hariç bütün şarkılar Vince Clarke tarafından yazılmıştır. “Just Can’t Get Enough” şarkısı İngiltere listelerinde ilk ona girer. Albümün başarısıyla beraber grubun ilk turnesi ve hemen ardında da ilk ciddi problemi gelir. Vince Clarke ilk albümdeki şarkıları yazmış olmakla beraber diğer grup üyelerinin müzik anlayışıyla anlaşamadığı için gruptan ayrılır. Henüz tek bir albüm yapmış olan Depeche Mode şarkı yazarını kaybetmiştir.
Genel kanı Clarke’ın ayrılmasından sonra grubun dağılacağı şeklinde olsa da, bu vesileyle gelecekte büyük hitlere imza atacak Martin Gore’un şarkı yazarı olarak önü açılmıştır.
MARTİN GORE’UN DEPRESİF ŞARKI SÖZLERİ Clarke sonrası şarkı yazma görevi Martin Gore’a düşer. İkinci albüm “A Broken Frame” 1982 yılında yayınlanır. Orta karar başarı yakalayan albümde bir iki gizli “maden” yer alır. “See You” ve “The Sun and The Rainfall” klasik Depeche Mode hitleri olurlar. Ayrıca bu şarkılarda ileriki yıllarda sıkça göreceğimiz Martin Gore’un depresif şarkı sözlerinin ilk işaretlerini yer alır. Grup Vince olmadan da başarılı olabileceğini ispat etmiştir, “See You” sıralamalarda Clarke’ın yazdığı ilk hit parçaları “Just Can’t Get Enough”dan daha başarılı olmuştur.
İkinci albümün turnesine başlamadan, Vince Clarke’ın yerine Alan Winder katılır ve Depeche Mode’un 15 yıl süreyel dünyayı sarsacak dörtlüsü tamamlanmıştır.
Grubun üçüncü albümü “Contruction Time Again” 1983 yılında yayınlanır. Bu albüm Depeche Mode’un o tarihlerde altın çağını yaşanan heavy metal müzik ile arasındakli çelişkili mücadelenin izlerini taşır. O tarihlerde Berlin’de bulunan Martin Gore, dinlediği metal müzikten etkilenmiştir. Albümün ana teması politika olmuştur.
1984 yılında yayınlanan dördüncü albüm “Some Great Reward” grubun en iyi çalışmalarından birisi olmuştur. “People are People” şarkısı, Martin Gore fazla ticari olduğunu için nefret etse de, grubun Amerika Billboard listesinde ilk 20’ye giren ilk şarkısı olur. Bu gelişme gruba Amerika’da giderek artan ilginin bir göstergesidir. Aynı albümde yer alan 'Blasphemous Rumours' şarkısını ise Martin’in kız kardeşinin ölümünde duyduğu acı ve kızgınlığı anlatmak için yazdığı söylenilir.
1986 yılında yayınlanan “Black Celebration” albümü grubun geçmiş bağlarından kopup yeni bir dünyaya açılımını gösterir. Artık şarkılar daha karanlıktır, özellikle şarkı sözlerinde korku ve depresyon hissedilir. Bu albümdeki diğer enteresan olay ise, “Stripped” şarkısında ilk defa gitar kullanılmasıdır. Bazı hayranlar hayal kırıklığına uğrasa da elektronik Depeche Mode’da yıllar içinde yavaş yavaş yaşanacak “rock” etkisi ilk defa “Stripped” ile ortaya çıkmıştır.
KİTLELERE ULAŞAN MÜZİK “Music For the Masses” albümü 1988 yılında yayınlanır. Albümün adı grup elemanları arasında bir şakadan çıkmıştır, çünkü albümdeki şarkıların “kitlelere müzikle” uzaktan yakından alakası yoktur. Albüm turnesinde stadyumlar dolusu hayranlar konserlere katılır, Pasadena Rose Bowl konserini 90 bin kişi izler. Belki yaptıkları müzik kitlelerin müziği değildir ama Depeche Mode artık kitlererin sevgisini kazanmıştır.
Depeche Mode’un belki de en iyi albümü 1990 yılında yayınlanan “Violator”dır. Albümün adı heavy metal bir çağrışım yaptığı için seçilmiştir. Bu tercih de bir önceki albümde olduğu gibi grup elemanları arasında özel bir şakayı ifade ediyordur, çünkü albümdeki şarkıların heavy metal ile uzaktan yakından alakası yoktur. Depeche Mode kariyerinin zirvesindedir, 1983 yılında yaptıkları “Get The Balance Right” tarihin ilk “house record”u olarak tanımlanır, Los Angeles’da plak imzalamak için düzenlenen imza gününe 10 bin hayran gelir ve ayaklanma çıkar.
1993 yılında yayınlanan “Songs of Faith and Devotion” gerçek hayranları hayal kırıklığına uğratır. Albümde şarkılarda rock edası artmıştır ama grubun ünü öylesine yaygınlaşmıştır ki albüm aynı anda hem İngiltere’de, hem de Amerika’da listelerin başına oturur. Müzik tarihinde bir ilk gerçekleşmiştir. Grubun hayranları şarkılardaki değişiklikle beraber David Gahan’ın giderek rock tanrısına dönüşmeye başladığını görürler.
SÖHRETİN BEDELİ AĞIR OLDU Albüm yayınlandıktan sonra grup uzun bir turneye çıkar. Tur boyunca yaşanan gerginlikler son 10 yılın en başarılı gruplarından birisini dağılma noktasına getirir. Tur bitmeden Martin Gore bir iki defa tutuklanır, Andy Flecher sinir kriz geçirir ve David Gahan’ın uyuşturucu bağımlılığı artar. Turu bitiminden kısa bir süre sonra da Alan Wilder bütün Depeche Mode hayranlarını üzen bir kararla gruptan ayrılmaya karar verdiğini açıklar.
Tam bu tarihlerde David Gahan bileklerini kesip intihara teşebbüs eder ve bir kaç defa aşırı doz uyuşturucudan komaya girer. Bu komalardan birinde yaklaşık iki dakika nefesi durmuştur. Hemen, hemen bütün başarılı gruplarda yaşanan Depeche Mode’un da başına gelmiş, genç idealist müzisyenler hayal bile edemeyecekleri başarılara ulaşmış ve hemen ardından da şöhretin altında ezilmişlerdir.
Herşeye rağmen sağduyu baskın gelir. David Gahan rehabilitasyona girer ve 1997 yılında grup yeni albümünü hazırlamak için stüdyoya girer. 1997 yılında yayınlanan “Ultra” albümü ve 2001 yılında yayınlanan “Exiter” albümünde grubun tarzı elektronik müzkten rocka doğru kaymıştır.
Depeche Mode artık underground bir kesimin takip ettiği sıradışı yenilikçi “New Wave” bir grup değil, olgunlaşmış, geniş kitlelerin sevdiği ve satın aldığı ünlü bir müzik topluluğudur. Eski albümlerine ve tarzlarına sadık kalma veya hayranlarını küstürme gibi bir endişeleri yoktur. Her iki albümde ticari olarak başarılı olur ama eski şarkıların tadını arayanlar gerçek hayranlar aradıklarını bulamaz. 2003 yılında hem Gahan, hem de Gore solo albümerini çıkarır.
Depeche Mode bir daha “Violator” tadında bir albüm çıkaracak mı bilmiyorum. Bildiğim tek şey bu günlerde grubun eski plaklarının yer aldığı bir koleksiyonu tamamlamaya çalışıyor olduğum. Yeri gelmişken söyliyeyim, eğer eski Cure veya Depeche Mode plaklarınız varsa ve satmayı düşünürseniz, veya bu yazıyla ilgili yorumlarınız varsa, bana yazarlar@istanbul postasi.com adresinden ulaşabilirsiniz.
ALBÜMLERİ Speak and Spell, 1981 A Broken Frame, 1982 Construction Time Again, 1983 Some Great Reward, 1984 Black Celebration, 1986 Music For The Masses, 1987 101, 1989 Violator, 1991 Songs of Faith and Devotion, 1993 Ultra, 1997 Exciter, 2001
TOPLAMA ALBÜMLERİ The Singles 81-85, 1985 The Singles 96-98, 1998 The Singles 81-98 (3-CD Box Set), 2001
|
|
|
Editör'ün
Notu:
|
|
|
 |
|