edebiyat, sinema ve müzik hakkında merak ettikleriniz!
ANASAYFA | ÜYE KAYIT | ÜYE GİRİŞİ
ANASAYFA | EDEBİYAT

Orhan Pamuk: Dünya'nın Tanıdığı Türk
--------------------
Deniz Maral | Istanbul {Date}

Kara Kitap Fransızca çevirisiyle "Prix France Culture" ödülünü kazandı

Orhan Pamuk’un kitaplarıyla lisede okuduğum yıllarda tanıştım. Bir arkadaşım çok severek okudum dediği “Sessiz Ev” romanı vermişti bana. Yazarın ismi kulağıma tanıdık gelmişti ama itiraf etmeliyim ki, tam da kim olduğunu bilmiyordum. O tarihlerde Orhan Pamuk dünya çapında “superstar” olmamıştı henüz.

HAYATIMIN YAZARI
“Sessiz Ev”i üç gün içinde okudum. Yazılış tarzı ve anlatım diliyle o güne kadar okuduğum bütün romanlardan farklıydı. Her bölüm, romandaki bir kahramanın gözüyle yazılmıştı ve aynı olayların, insanlar tarafından nasıl farklı algılanabildiğini çarpıcı biçimde anlatmıştı.

“Sessiz Ev”den hemen sonra “Beyaz Kale” ve “Cevdet Bey ve Oğulları”nı, 1990 yılında da “Kara Kitap”ı okudum. Basit ve akıcı dili, yaşanmış mı, hayal ürünü mü belli olmayan hikayeleriyle Orhan Pamuk bir anda hayatımın yazarı olmuştu.

Ben sevdiğim filmleri defalarca izlerim, sevdiğim kitapları yeniden okurum. Mesela “Kara Kitap”ı bir okuyuşumda sadece Milliyet’de yayınlanan köşe yazılarını, “Sessiz Ev”de ise Amerika’ya gitmek isteyen küçük kardeşin gözlemlerini okumuştum.

YENİ HAYAT DÖNÜM NOKTASI OLDU
Orhan Pamuk’a karşı sevgim 1994 yılında yayınlanan “Yeni Hayat” kitabıyla ansızın son buldu. O günlerde Pamuk hem Türkiye’de, hem de dünyada giderek daha da ünlü bir yazar olmaya başlamıştı. Çok kısa bir süre içinde, naif, çekingen yazar görüntüsünden, ticari kaygıları yüksek, ilgi bekleyen insan konumuna geçti. Belki alışık olduğum tarzından farklı olduğu için, belki de kurgusunu sevmediğim için “Yeni Hayat”ı baştan sona hiç bir zaman okuyamadım.

[REKLAM]
Orhan Pamuk Kitaplarının Eski Baskıları Açık Artırmada


“Yeni Hayat” ve sonrasında yayınlanan “Benim Adım Kırmızı” ve “Kar” büyük ticari başarı sağladıysa da, Pamuk’u “büyük yazar” olmadan önce keşfetmiş olanlar “Yeni Hayat” sonrası “ticari” Orhan Pamuk’u pek sevmediler. Aslında belki de bu kaçılmaz bir son, Orhan Pamuk, popüler kültürün bir parçası olunca, ister istemez eski romanlarını hayranlıkla okuyan “gerçek kitap kurtlarını” kaybetti... karşılığında kazandığı maddi, manevi başarının büyüklüğü düşünüldüğünde önemsiz bir kayıp!

Aşağıdaki biyografi İletişim Yayınları’nın web sitesinden alıntıdır. Herşeye rağmen eski kitaplarının hatırına işte size Orhan Pamuk’un hikayesi.

***

Orhan Pamuk 1952'de İstanbul'da doğdu. Cevdet Bey ve Oğulları ve Kara Kitap adlı romanlarında anlattığına benzer kalabalık bir ailede ve şehrin Batılılaşmış ve zengin semti Nişantaşı'nda büyüyüp yetişti.

Otobiyografik kitabı İstanbul'da anlattığı gibi Pamuk çocukluğundan yirmi iki yaşına kadar yoğun bir şekilde resim yaparak ve ileride ressam olacağını düşleyerek yaşadı. Liseyi İstanbul'daki Amerikan koleji Robert College'de okudu. İstanbul Teknik Üniversitesi'nde üç yıl mimarlık okuduktan sonra, mimar ve ressam olmayacağına karar verip bıraktı. İstanbul Üniversitesi'nde gazetecilik okudu, ama bu işi de hiç yapmadı. Pamuk, yirmi üç yaşından sonra romancı olmaya karar vererek başka her şeyi bıraktı ve kendini evine kapatıp yazmaya başladı.

İlk romanı Cevdet Bey ve Oğulları yedi yıl sonra 1982'de yayımlandı. İstanbullu zengin ve Pamuk gibi Nişantaşı'nda yaşayan bir ailenin üç kuşaklık hikâyesi olan bu roman Orhan Kemal ve Milliyet roman ödülleri aldı.

SESSİZ EV İLE GELEN ULUSLARARASI ŞÖHRET
Pamuk ertesi yıl Sessiz Ev adlı romanını yayımladı ve bu kitabın Fransızca çevirisiyle 1991 Prix de la découverte européene'i kazandı. Venedikli bir köle ile bir Osmanlı alimi arasındaki gerilimi ve dostluğu anlatan romanı Beyaz Kale (1985), 1990'dan sonra da başta İngilizce olmak üzeri pek çok dilde yayımlanarak Pamuk'a uluslararası ilk ününü sağladı.

Aynı yıl Pamuk karısıyla Amerika'ya gitti ve 1985-88 arasında New York'ta Columbia Üniversitesi'nde "visiting scholar" olarak bulundu. Büyük bir çoğunluğunu burada yazdığı ve İstanbul'un sokaklarını, geçmişini, kimyasını ve dokusunu, kayıp karısını arayan bir avukat aracılığıyla anlatan Kara Kitap adlı romanı 1990'da Türkiye'de yayımladı.

Fransızca çevirisiyle Prix France Culture (ödülünü) kazanan bu roman hem popüler hem de deneysel olabilen, geçmişten ve bugünden aynı heyecanla söz edebilen bir yazar olarak Pamuk'un ününü hem Türkiye'de, hem de yurt dışında genişletti. 1991'de, Pamuk'un Rüya adını verdiği bir kızı oldu. Aynı yıl Kara Kitap'taki bir sayfalık bir hikâyeden senaryolaştırdığı Gizli Yüz filme çekildi.

1994'te Türkiye'de yayımlanan ve esrarengiz bir kitaptan etkilenen üniversiteli gençleri hikâye ettiği Yeni Hayat adlı romanı Türk edebiyatının en çok okunan kitaplarından biridir. Pamuk'un Osmanlı ve İran nakkaşlarını ve Batı dışındaki dünyanın görme ve resmetme biçimlerini bir aşk ve aile romanının entrikasıyla hikâye ettiği Benim Adım Kırmızı adlı romanı 1998'de yayımladı. Bu kitapla Fransa'da Prix Du Meilleur Livre Etranger, İtalya'da Grinzane Cavour (2002) ve International Impac-Dublin ödülünü (2003) kazandı.

İNSAN HAKLARI SAVUNUCUSU
1990'ların ortasından itibaren Pamuk insan hakları, düşünce özgürlüğü konularında yazdığı makalelerle Türk devletine karşı eleştirel bir tutum aldı, ama siyaset ile fazla ilgilenmedi. "İlk ve son siyasi romanım" dediği Kar adlı kitabını 2002'de yayımladı. Türkiye'nin kuzeydoğusundaki küçük Kars şehrinde, siyasal islâmcılar, askerler, laikler, Kürt ve Türk milliyetçileri arasındaki şiddeti ve gerilimi hikâye eden bu kitap ile yeni tarz bir "siyasal roman" yazmayı denedi.

Uluslararası ve Türk gazete ve dergilerine yazdığı edebi ve kültürel makalelerle, kendi özel not defterlerinden yaptığı geniş bir seçmeyi Pamuk 1999 yılında Öteki Renkler adıyla yayımladı. Pamuk'un 2003 yılında yayımladığı son kitabının adı İstanbul'dur. Yazarın yirmi iki yaşına kadar olan hatıralarından, kendi kişisel albümüyle, Batılı ressamların ve yerli fotoğrafçıların eserleriyle zenginleştirilmiş bu şiirsel kitabı sınıflamak zordur.

Orhan Pamuk New York'ta geçirdiği üç yıl dışında, bütün hayatını İstanbul'da aynı sokaklarda, aynı semtlerde geçirdi. Şimdi de doğduğu, binada yaşıyor. Otuz yıldır roman yazan Pamuk yazarlıktan başka hiçbir iş yapmadı. Orhan Pamuk'un kitapları otuz iki dile çevrildi.

KİTAPLARI
Benim Adım Kırmızı
Beyaz Kale
Cevdet Bey ve Oğulları
Gizli Yüz
Kar
Kara Kitap
Öteki Renkler
Sessiz Ev
Yeni Hayat

Editör'ün Notu:
DİĞER YAZILARI
Romantik Hareket'in Kitabı
İLGİLİ YAZILAR


Copyright © Istanbul Postasi 2002 - 2005. Tüm Hakları Saklıdır, Hiçbir Ortamda Yayınlanamaz